Bizi Arayın: +90 536 450 89 94
Zamanın cildimizde bıraktığı izler, çevresel faktörler, stres ve yaş alma süreciyle birlikte kaçınılmaz bir gerçeğe dönüşür. Hepimiz daha canlı, daha nemli ve dinamik bir cilt görünümünün hayalini kurarız. İşte tam bu noktada, medikal estetik teknolojisinin sunduğu en etkili ve doğal çözümlerden biri devreye giriyor: Gençlik Aşısı. Diğer bir yaygın adıyla “Skin Booster” olarak da bilinen bu uygulama, cildin kaybettiği yapı taşlarını ona geri kazandırarak, adeta zamanı geriye saran biyolojik bir onarım süreci başlatıyor. Gençlik aşısı, temel olarak cildin kendi yapısında da bulunan ancak zamanla azalan hyalüronik asit, vitaminler, mineraller, amino asitler ve antioksidanların özel bir karışım halinde cildin orta tabakasına enjekte edilmesi işlemidir.
Burada kullanılan hyalüronik asit, dolgu uygulamalarında kullanılandan farklıdır. Dolgularda hacim vermek amacıyla “çapraz bağlı” hyalüronik asit kullanılırken, gençlik aşısı içeriğindeki hyalüronik asit “çapraz bağsız” saf formdadır. Bu sayede ciltte yapay bir hacim veya şişkinlik yaratmaz; bunun yerine cildin tamamına yayılarak derinlemesine nemlendirme ve hücresel yenilenme sağlar. Skin Booster teriminin hakkını vererek, cildi içeriden dışarıya doğru “boost” eder, yani destekler ve yükseltir.

Cildimizin esnekliğini, parlaklığını ve nem dengesini sağlayan ana maddelerden biri hyalüronik asittir. Hyalüronik asit, kendi ağırlığının yaklaşık 1000 katı kadar su tutma kapasitesine sahip mucizevi bir moleküldür. Ancak 20’li yaşlardan itibaren vücudumuzdaki hyalüronik asit üretimi azalmaya başlar. 40’lı yaşlara geldiğimizde ise bu oran yarı yarıya düşmüş olabilir.
Gençlik aşısı uygulandığında, cildin dermis tabakasına yoğun bir nem bombardımanı yapılır. Ancak etkisi sadece nemlendirmekle sınırlı değildir. Enjekte edilen bu özel kokteyl, ciltteki fibroblast hücrelerini uyarır. Fibroblastlar, cildin genç kalmasını sağlayan kolajen ve elastin liflerinin üretiminden sorumlu ana hücrelerdir. Gençlik aşısı sayesinde uyarılan bu hücreler, yeniden yoğun bir şekilde kolajen üretmeye başlar. Kısacası bu uygulama, cildinize sadece dışarıdan bir destek vermekle kalmaz, cildinizin kendi kendini onarma mekanizmasını da tetikler.
Düzenli olarak uygulanan gençlik aşısı, cilt kalitesinde gözle görülür ve kalıcı iyileşmeler sağlar. İşte bu uygulamanın cildinize sunduğu başlıca faydalar:
Gençlik aşısı, neredeyse her yaş grubu ve cilt tipi için uygun, güvenli bir tedavidir.
Cildinde matlık, nemsizlik, ince kırışıklıklar veya elastikiyet kaybı hisseden herkes, cinsiyet fark etmeksizin gençlik aşısı uygulamasından fayda görebilir.
Genellikle yüz bölgesine uygulandığı düşünülse de, gençlik aşısı vücudun yaşlanma belirtisi gösteren diğer bölgelerinde de son derece etkilidir:
Pek çok kişi iğneli işlemlerden çekinse de, gençlik aşısı oldukça konforlu bir süreçtir.
Gençlik aşısı uygulamasının etkisi ilk seanstan itibaren hissedilmeye başlar; ciltteki parlaklık ve nem artışı hemen fark edilir. Ancak kalıcı ve maksimum etki için genellikle kür halinde uygulanması önerilir.
İdeal protokol, kişinin cilt yaşına ve hasar durumuna göre değişmekle birlikte, genellikle 2 ila 4 hafta arayla yapılan 3-4 seanstan oluşur. Bu yükleme dozlarından sonra elde edilen sonucun korunması için 6 ayda bir tek seanslık hatırlatma dozları yapılması tavsiye edilir. Düzenli yapılan gençlik aşısı, cildin yaşlanma sürecini önemli ölçüde yavaşlatır.
Hastalar bazen gençlik aşısı ile botoks veya dolgu uygulamalarını karıştırabilmektedir.
Gençlik aşısı, içeriğindeki maddeler vücudumuzla tamamen uyumlu olduğu için alerji riski çok düşük, son derece güvenli bir işlemdir. Olası yan etkiler genellikle enjeksiyona bağlı geçici durumlardır: hafif morluklar, kızarıklık veya ödem. Bunlar kısa sürede kendiliğinden geçer.
Uygulama sonrasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bol su tüketimidir. Hyalüronik asit su tutarak çalıştığı için, ne kadar çok su içerseniz gençlik aşısı o kadar etkili olacaktır. Ayrıca işlemden sonraki ilk 24 saat boyunca makyaj yapılmaması, sıcak banyo, hamam, sauna gibi ortamlardan uzak durulması ve doğrudan güneş ışığına maruz kalınmaması önerilir.
Cildimiz, bizi dış dünyaya karşı koruyan en değerli giysimizdir. Ona iyi bakmak, sadece estetik bir kaygı değil, aynı zamanda bir sağlık gerekliliğidir. Gençlik aşısı (Skin Booster), cerrahi müdahalelere gerek kalmadan, doğal ifadenizi bozmadan daha genç, dinç ve sağlıklı bir cilde kavuşmanın en modern yollarından biridir.
Eğer aynaya baktığınızda yorgun bir yüz değil, içten gelen bir ışıltıyla parlayan bir cilt görmek istiyorsanız, gençlik aşısı sizin için doğru bir tercih olabilir. Unutmayın, her medikal işlemde olduğu gibi, bu uygulamayı da mutlaka alanında uzman hekimlere, steril klinik ortamlarında yaptırmalısınız. Cildinizin geleceğine bugünden yatırım yapın ve zamanın etkilerine karşı gençlik aşısı ile güçlü bir savunma hattı oluşturun.
Evet, uygulanabilir. Gençlik aşısı cildi güneşe karşı hassaslaştırmaz. Aksine, yaz aylarında güneş ve deniz etkisiyle kuruyan cildin nem ihtiyacını karşılamak için ideal bir destek tedavisidir. Sadece işlem sonrası birkaç gün doğrudan yoğun güneşlenmeden kaçınmak ve güneş koruyucu kullanmak yeterlidir. Hayır, cildiniz eskisinden kötü bir duruma gelmez. Gençlik aşısı cildinize yatırım yapan bir işlemdir. Uygulamayı bıraktığınızda, cildiniz aniden çökmez, sadece kaldığı yerden doğal yaşlanma sürecine normal hızında devam eder. Hayır, önerilmez. İçeriği doğal olsa bile, hamilelik ve emzirme dönemlerindeki hormonal değişimler ve bebeğin sağlığına yönelik tedbirler nedeniyle bu tür medikal estetik uygulamaların yapılması etik olarak uygun bulunmaz. Hayır, farklı cilt ihtiyaçlarına yönelik birçok farklı formül vardır. Bazıları sadece saf hyalüronik asit içerirken, bazıları (yeni nesil aşılar) ek olarak süksinik asit, somon DNA, peptitler veya mannitol gibi farklı etken maddelerle zenginleştirilmiştir. Hekiminiz cildinizin ihtiyacına göre en uygun ürünü seçecektir. Genellikle aynı seans içinde yapılması önerilmez. Cildi fazla yormamak ve olası yoğun hassasiyeti önlemek adına, agresif cilt yenileme işlemleri ile gençlik aşısı arasında (hekimin görüşüne göre) en az 1-2 hafta süre bırakılması daha uygundur.Sıkça Sorulan Sorular
Gençlik aşısı (Skin Booster) yaz aylarında uygulanabilir mi?
Uygulamayı yaptırmayı bırakırsam cildim eskisinden daha kötü bir hale gelir mi?
Hamilelik veya emzirme döneminde gençlik aşısı yaptırabilir miyim?
Piyasada tek çeşit mi gençlik aşısı bulunur?
Lazer veya derin peeling işlemleriyle aynı gün gençlik aşısı yapılabilir mi?